Kış aylarının zorlu geçeceği yüksek kesimdeki mahallede, 70 yaşındaki Halit Kaygısız, her yıl olduğu gibi bu yıl da hazırlıklarına başladı. 30 yıldır kullandığı 55 yaşındaki nostaljik triportörüyle odunlarını evine taşıyan Kaygısız, bu motosikletin adeta hayatının bir parçası olduğunu söylüyor.
Kaygısız, kışa hazırlık sürecini paylaşırken, “Kasım sonu gibi havalar soğumaya başlayacak. Soba ile ısınmak zorundayız. Bahçemizdeki ağaçları budayıp odunları eve taşıyıp doğrayarak yakacak haline getiriyorum,” diyor.
Kışın sıklıkla ihtiyaç duyacakları yakacak odunları hazırlarken, bir yandan da ağaçların bakımını ihmal etmemeye çalıştığını ifade ediyor.
Nostaljik triportörü, onun için sadece bir taşıma aracı değil, aynı zamanda yaşamın bir parçası olmuş. “Bu 55 yıllık motosiklet benim kolum kanadım. Bahçemdeki sebze ve meyveleri de bununla taşıyorum. Şimdi de odunları eve götürmek için hazırlanıyorum,” diyerek duygularını aktarıyor.
Kaygısız’ın bahçesinde çalışırken gösterdiği özveri ve yılmaz azmi, çevresindeki gençlere de ilham veriyor. Komşuları, Halit amcanın bu tutkusunu takdirle izliyor. Gözlemledikleri kadarıyla, Kaygısız’ın triportörü zamana meydan okurken, onunla geçirdiği her an, geçmişe yapılan bir yolculuk niteliğinde.
Kış hazırlıklarının yanı sıra, Halit amca geleneksel yaşam tarzını da sürdürüyor. Bahçesinde yetiştirdiği sebze ve meyvelerle kendi gıda ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Her şeyin doğal yolla ve kendi emeğiyle olması onu daha da mutlu ediyor.
Sonuç olarak, Halit Kaygısız, hem nostaljik triportörüyle geçmişe olan özlemini hem de kış hazırlıklarını bir arada yürütüyor. Kendi elleriyle yetiştirdiği ürünler ve hazırladığı odunlarla kış şartlarına hazırlıklı olmak onun için bir yaşam felsefesi haline gelmiş durumda.