Son günlerde eğitim camiasında yaşanan sorunlar, okul idarecilerinin üzerinde büyük bir baskı yarattı. Eğitimcilerden biri olan Çetkin, yaptığı açıklamada okulların yönetimsel zorluklarına dikkat çekerek, liyakat sisteminin işleyişinin ne kadar sorunlu hale geldiğini vurguladı.
Okul idarecilerinin, görevlerini etkili bir şekilde yerine getirebilecek bilgi ve becerilere sahip olmaları gerektiğine işaret etti. İletişim yeteneklerinin yanı sıra, kriz anlarında etkili çözümler üretebilme becerisinin de önemine değindi.
Çetkin, günümüzde birçok idarecinin sorun çözmek yerine sorun yaratma eğiliminde olduğunu belirtirken, bu durumun eğitim ortamında çalışanlara eziyet haline geldiğini ekledi.
İdarecilerin, bulundukları pozisyondaki sorumluluklarını yerine getirmediğini ve bazı durumlarda görevi kötüye kullandığını ifade etti.
Eğitim yönetiminde artık bir korku ikliminin hakim olduğuna dikkat çekerken, “Susun ya da gidersiniz” şeklindeki tehditlerin eğitimdeki huzursuzluğa yol açtığını söyledi.
Eğitimdeki bu korku ortamı sadece idarecileri değil, öğretmenleri ve diğer çalışanları da etkiliyor. Okul içindeki sorunların çözülmemesi, çalışanların çalışma motivasyonunu düşürüyor.
Çetkin, bu tür korkutma yöntemlerinin eğitimde uzun vadede büyük zararlara yol açabileceğini belirtti. Okul örnekleri üzerinden yapılan korkutmaların, eğitim çalışanlarını birbirine düşürdüğünü ve bu durumun giderek daha fazla okulda yaşandığını ifade etti.
Korkunun, kimlerin korkması gerektiği ile ilgili bir sorun olmadığını belirtti. Eğitim alanında liyakat sisteminin önemi üzerinde duran Çetkin, liyakatsizlikten kaynaklanan korkuların, yönetim kadrosundaki sorunları daha da derinleştirdiğini vurguladı.
Okul idarecilerinin bir arada çalışabilme yeteneklerini geliştirmesi, işbirliği içinde hareket etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Eğitimde sağlıklı bir ortamın oluşturulabilmesi için bu korku ikliminin bir an önce ortadan kaldırılması gerektiği görüşünde birleşiyor.
Sonuç olarak, eğitim kurumlarının yönetiminde şeffaflık ve liyakat esaslarına dönüş yapılmadığı sürece, okullardaki sorunların devam edeceği aşikar. Eğitim çalışanlarının motivasyonu için sağlıklı bir iletişim ve güven ortamı sağlanması elzem.
Aksi takdirde, eğitim sistemindeki sorunların daha da artması kaçınılmaz olacak.