Afetlere Hazırlıkta Bilinçli Toplum Vurgusu: PAÜ Hastaneleri’nden Farkındalık Çağrısı

Her yıl 13 Ekim’de kutlanan Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü, Birleşmiş Milletler tarafından afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak ve toplumların bu tür durumlara karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla önemli bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri, bu özel gün vesilesiyle afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini vurguladı. PAÜ Hastaneleri Afet Yönetim Birimi Sorumlusu Yücel Deniz, hastanelerin afetlere karşı güvenli hale getirilmesinin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Bu durum, hem insan hayatını korumak hem de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak açısından kritik bir noktada bulunuyor.

Tarihsel süreçte afet risk azaltma çalışmalarının önemine değinen Deniz, 1970’li yıllarda Orta ve Güney Amerika’da meydana gelen doğal afetlerin, hastanelerin ciddi altyapı kayıpları yaşadığını gösterdiği bilgisini paylaştı.

Bu durum, sağlık sistemlerinin afetlere karşı savunmasızlığını gündeme getirmiş ve uluslararası iş birliğine zemin hazırlamıştır.

1990-1999 yılları arasında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Uluslararası Doğal Afetleri Azaltma On Yılı, bu konuyu daha sistematik bir şekilde ele alarak hastane güvenliğini ön plana çıkarmıştır.

2005’te Japonya’nın Kobe kentinde gerçekleştirilen Hyogo Çerçeve Eylem Planı, 168 ülkenin sağlık yapılarının afetlere dayanıklı olması gerektiğini kabul ettiği bir dönüm noktası olmuştur.

Sonraki yıllarda 2008-2009’da başlatılan Afetlere Karşı Güvenli Hastaneler Kampanyası, sağlık tesislerinin dayanıklılığının artırılmasını amaçlamıştır. Ayrıca, 2015’te yine Japonya’da düzenlenen BM Afet Risk Azaltma 3.

Dünya Konferansı’nda kabul edilen Sendai Çerçeve Eylem Planı, 2015-2030 yıllarını kapsayan bir afet risk azaltma yol haritası sunmuştur.

Hastane Müdür Yardımcısı Osman Dirmilli, Türkiye’nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afet riski taşıyan bir ülke olduğunu belirterek, sağlık kurumlarının afetlere karşı hazırlıklı olmasının ulusal bir öncelik haline geldiğini vurguladı.

Bu kapsamda, 18 Mart 2020 tarihinde yayımlanan Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP) Uygulama Yönetmeliği, hastanelerin afet hazırlık süreçlerini yasal bir çerçeveye oturtmuştur. PAÜ Hastaneleri, afet risklerini azaltma konusunda kararlı ve sistematik bir yaklaşım benimsiyor.

Yönetim, faaliyetlerini hasta, hasta yakını ve hastane çalışanlarının güvenliğini sağlamak üzere üç ana güvenlik hedefi doğrultusunda yürütüyor.

Böylece hastane altyapısının afetlerden olumsuz etkilenmesinin önüne geçmeyi ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesini sağlamak amaçlanıyor.

Uluslararası kabul görmüş yöntemleri esas alarak risk değerlendirme süreçlerini yürüten PAÜ Hastaneleri, Kaiser Permanente, FEMA ve SMUG gibi standartlara uygun olarak yapısal ve yapısal olmayan riskleri analiz ediyor.

Yapısal riskler, binaların depreme dayanıklılığı ve yangın güvenliği gibi unsurları kapsarken, yapısal olmayan riskler ise tıbbi cihazların sabitlenmesi, elektrik ve su altyapısının güvenliği gibi konuları içeriyor.

PAÜ Hastaneleri, bu bağlamda Yapısal Olmayan Tehlikelerin Azaltılması (YOTA) çalışmalarını yürütmekte ve Tesis Güvenliği Komisyonu aracılığıyla düzenli toplantılarla riskleri değerlendiriyor.

Ayrıca, personelin hazırlık düzeyini artırmak amacıyla düzenli tatbikatlar ve afet eğitimleri gerçekleştiriliyor. Yeni işe başlayan tüm çalışanlara da işe uyum sürecinde afet bilinci kazandırılıyor.

Bölgesel risk analizleri, PAÜ Hastaneleri’nde yangın riskinin en yüksek önceliğe sahip olduğunu, bunu deprem riskinin takip ettiğini ortaya koyuyor.

13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü, afetlere hazırlıklı olmanın sadece fiziksel önlemlerle değil, aynı zamanda bilinçli bireyler ve sürekli eğitimle mümkün olduğunu hatırlatıyor.

PAÜ Hastaneleri, bu bilinçle çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor ve afetsiz günler için temennide bulunuyor.

Yorum yapın