Denizli’de İsabey Çekirdeksiz Üzüm Hasadı Başladı

Denizli’nin Çal ilçesinde, coğrafi işaretle tescillenmiş olan İsabey çekirdeksiz üzümünde hasat dönemi resmen başladı. Bu özel üzüm çeşidi, hem bağ sahipleri hem de yöre halkı için büyük bir öneme sahip.

Üretime katkıda bulunan ziraat mühendisi Mehmet Selçuk, bağlarından elde ettiği lezzetli üzümlerle hem yerel tarımı canlı tutmakta hem de bölgedeki ekonomik faaliyetleri desteklemekte.

İsabey çekirdeksiz üzümü, hem taze tüketim hem de kurutma amacıyla büyük bir ilgi görüyor. Üzümün kendine has doğal tatlılığı ve dayanıklılığı, onu üreticilerin gözdesi haline getirmiş durumda.

Uzun yıllardır yerel halk tarafından yetiştirilen bu üzüm çeşidinin coğrafi işaretle korunması, yerel tarımın sürdürülebilirliği açısından oldukça kritik bir adım.

Mehmet Selçuk, Çal’ın İsabey Mahallesi’nde üzüm yetiştiriciliği yaparak bu lezzeti yaşatmaya çalışan bir isim. “2006 yılında coğrafi işaret aldı bu üzüm. Yüksek rakım ve uygun iklim koşulları sayesinde tat oranı oldukça yüksek. Diğer çekirdeksiz üzümlerden ayıran özelliği de bu.

Biz de bu üzümleri geleceğe taşımak için elimizden geleni yapıyoruz. Üretimimizin büyük kısmı İsabey çekirdeksiz üzümünden oluşmakta ve köyümüzde bu güzel ürünü yetiştirme çabası içindeyiz” diyor.

Bölgede başlayan hasatla birlikte, çiftçiler umut dolu bir sezon geçiriyor. Üzüm bağlarının bakımı ve hasat süreci oldukça özen gerektiriyor. Selçuk’un belirttiğine göre, bu yılki hasat, önceki yıllara göre daha verimli geçiyor.

Çiftçiler, ürünlerini pazarlamak için çeşitli yöntemler geliştirirken, doğal ve organik tarıma yönelim de artış gösteriyor.

Sofralara taze olarak ulaşacak olan bu üzümler, yerel pazarların yanı sıra, büyük şehirlerde de ilgi görecek. Üzümün sağladığı ekonomik katkının yanı sıra, bölgenin kültürel değerlerinin de yaşatılması açısından büyük bir öneme sahip olduğu vurgulanıyor.

Üreticilerin bu lezzetli üzüm çeşidini gelecek nesillere aktarmak için gösterdiği çaba, bölgenin tarım kimliğini güçlendirecek gibi görünüyor.

İsabey çekirdeksiz üzümünün hikâyesi, yerel halkın doğayla olan sıkı bağını da gözler önüne seriyor. Üreticiler, bu kıymetli ürünü yaşatmanın yanı sıra, bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına da katkı sağlamayı hedefliyor.

Hasat sezonunun getirdiği hareketlilik, hem çiftçilerin yüzlerini güldürüyor hem de bölgenin tarımsal zenginliğine yeni bir soluk katıyor.

Yorum yapın