Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) olarak, şehrimizin ve çevremizin turizm potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için sürekli çalışıyoruz.
Amacımız, Denizli’yi ülkemizin turizm haritasında ön plana çıkarmak ve buraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin, ekonomik yapımıza önemli katkılar sağlamasını sağlamak. Bu hedefe ulaşmak için gerekli tüm adımları atmaya hazırız.
Ancak, bunları başarmak için öncelikle bazı sorunların üstesinden gelmemiz gerekiyor.
Turizm sektörünün ülkemiz için kritik bir öneme sahip olduğu aşikar. Denizli, bu alanda stratejik bir konumda bulunmasına rağmen, şu an ciddi problemlerle karşı karşıya. Ne yazık ki, bazı konularda geri adım atıyoruz.
Örneğin, Pamukkale’deki Antik Havuz’un durumu son zamanlarda pek iç açıcı değil. Bu tarihi zenginliğimizin geleceği için atılacak adımlar, büyük bir önem taşıyor.
2025 yılı başında ihalesi gerçekleştirilen ‘Antik Havuz Düzenleme Projesi’, yerel turizm paydaşları, seyahat acenteleri, otel işletmecileri ve yerel yönetimlerle herhangi bir istişare yapılmadan yürütüldü.
Projenin detayları kamuoyuna duyurulmadı ve sonuç olarak, Antik kentin tarihi dokusuna uymayan bir proje ile karşı karşıyayız. Bu durum tartışmaları da beraberinde getirecektir.
Oysa, böyle önemli bir proje için ulusal düzeyde bir yarışma düzenlenmesi, Pamukkale’nin tarihi ve kültürel kimliğine uygun çözümler üretilmesi açısından çok daha faydalı olabilirdi.
Denizli’nin Pamukkale-Hierapolis ve diğer antik kentlerle ilgili söz sahibi olması artık bir zorunluluk. Bu konuda yerel yönetimlerin partisi ne olursa olsun, Denizli halkının iradesi kültürel mirasın korunmasında belirleyici olmalıdır. Ancak mevcut durumda, çoğu kişi bu gidişattan oldukça üzüntü duyuyor.
Denizli’nin turizm kenti olabilmesi için gerekenler aslında oldukça basit.
Fakat, ortak bir turizm lobisi oluşturamayan, Pamukkale’nin su kaynaklarını korumada tek ses olamayan, bölgedeki su kaynaklarının korunması için gerekli adımları atamayan ve hava ulaşım sorununu çözemeyen bir yapıyla, Denizli’nin turizm potansiyelini gerçekleştirmesi mümkün görünmüyor.
Burada, tüm sivil toplum kuruluşlarına büyük bir görev düşüyor. Pamukkale, yalnızca Denizli’nin değil, tüm dünyanın ortak mirasıdır.
Bu mirası korumak ve geleceğe taşımak için gereken yaklaşım; şeffaflık, katılımcılık, yerel halkın söz hakkı ve güçlü bir ortak irade ile sağlanabilir. Aksi takdirde, turizmde etkin olabilmemiz oldukça zor.